25 Kasım 2009 Çarşamba

HAMİLELİKTE GÜVENLİ AROMATERAPİ






Ayşe Tolga

Aromaterapist- Aisha Doğal Kozmetikleri Markası Kurucusu


Aromaterapi aromatik bitki özlerinin ruh, beden ve zihin dengesi için kullanıldığı doğal bir tedavi metodudur. Aromaterapi yağları bitkinin yüksek miktarlarda ( kilolar ve tonlardan bahsediyoruz) toplanıp, kazanlarda damıtılarak elde edilen ve bitkinin tüm canlı yapısına, aynı zamanda da çok yüksek farmakolojik ve kimyasal içeriğe sahip özüdür.

Yapısı çok ince, dolayısı ile özellikle cilt tarafından çok kolay emilen bu konsantre öz, aromaterapi kullanım şartlarına uygun olarak kullanılmalıdır. Aromaterapi saf yağları insan vücudunda çok farklı rahatsızlıklara, çok farklı katmanlarda ve birden fazla etki ederler. İşte bu birden fazla katmanda etkiye bütünsel etki diyoruz. Aromaterapi bütünsel tedavi yaklaşımlarında en etkili metodlardan biridir. Tedavide kullandığımız bir yağ kişinin psikolojik yapısını dengelerken, aynı zamanda fiziksel bir sorununu da çözmektedir. Aromaterapi her yaş grubuna ve her durumda rahatlıkla kullanılabilir. Yalnız bunun içinde çocuklar, yaşlılar ve hamileler dahil değildir. Bu 3 kategori belli aromaterapi yağlarını kullanamayacağımız, kalanlarını da belirlenen dozlarda kullanabileceğimiz kategorilerdir.

Bugün sizlerle paylaşmak istediğim konu ise hamilelik ve doğumda aromaterapi. Kadına bahşedilen en büyük hediyelerden biri olan hamilelik, kadın vücudunda meydana getirdiği inanılmaz değişimlerle bizi şaşkınlığa sürüklüyor. Hormonal,kimyasal ve fiziksel değişimler hamileliğe uyum sürecindeki kadında pek çok sıkıntı yaratabiliyor. İşte bu sıkıntılarla doğal ve kolay yollardan şifa getirmek için aromaterapi çok faydalı bir yardımcı. Ancak aromaterapiyi hamilelerde güvenli bir şekilde kullanabilimek icin bir kaç önemli noktayı öğrenmemiz gerekiyor.



Çözelti Miktarları Ve Kullanım Yerleri:Biraz önce de bahsettiğim gibi saf aromaterapi yağları çok yüksek konsantre yağlardır ve kullanılırken mutlaka taşıyıcı yağda seyreltilerek kullanılmaları gerekmektedir. Taşıyıcı yağ

ya da baz yağ ise bitkisel ve daha yoğun olan, saf aromaterapi yağının içine karıştırıldığı yağdır. Genelde soğuk pres yöntemiyle elde edilen organic yağları tercih etmenizi öneririm. Zeytinyağı, tatlı badem yağı, kayısı çekirdeği, ayçiçeği, susam, jojoba ve hindistan cevizi yağları taşıyıcı yağlara örnektir.

Eğer profesyonel bir aromaterapist tarafından önerilmediyse hamilelik için uygun doz % 2 ‘lik orta dozdur. Yani 3 yemek kaşığı taşıyıcı yağa 18 damla saf aromaterapi yağı, nerede kullanmak isterseniz isteyin sizin formulünüzdür. Eğer küvetinizde, banyoda kullanacaksınız 37 dereceyi geçmeyen banyoda, 6 damla aromaterapi yağı yeterlidir. Kokusu size az geldiği için daha fazla damlatmayın, ısı ile kimyasal yapısı iyice aktive olan saf aromaterapi yağları ciltte iritasyon, kızarma ve alerji yapabilir. Aynı oranı buhar ve solunum banyolarınız için de kullanabilirsiniz. Buhar banyosu bir tencerede kaynattığınız kaynar suyun içine saf aromaterapi yağınızı damlatın, başınızın üstüne geniş bir havlu örterek yüzünüz 20 cm. den fazla yakın olmayacak şekilde en fazla 5 dakika derin nefesler alıp- verin. Bu metod özellikle virütik salgınların geldiği kış aylarında üst solunum yolları enfeksiyonları, nezle ve gribe karşı derin bir temizleme sağlayacaktır.


Hamilelikte Kullanılmayacak Saf Aromaterapi Yağları

Özellikle hamileliğin ilk üç ayında saf yağlar çok limitli ve sakınılarak kullanılmalıdır. Ancak diğer altı ayda ve doğum sırasında daha yoğun kullanabilir, mucizelerini yaşayabiliriz.


Hamilelikte sakınılması gereken yağlar:
Fesleğen
Sedir ağacı
Tarçın

Mİsk adaçayı ( Doğum kasılmaları sırasında kullanılabilir)
Karanfil
Servi ( 5. aydan itibaren kullanılabilir)
Rezene

Yasemine ( Doğum kasılmaları sırasında kullanılabilir)Ardıç
Limonotu
Mür
Maydanoz
Pennyroyal
Biberiye

Tatlı mercanköşk
Kekik
*Not: Bu listedeki yağlar kimyasal yapıları nedeniyle rahimde kasılmaya, kramp ve toksik

sendromlara ya da hamilelikte kan sulandırıcı etkiye sahip olduğu için sadece hamilelikte sakıncalıdır.

Hamilelikte Önerilen Saf Aromaterapi Yağları

Aşağıda hamilelikte ve doğumda kullanılabilecek bazı saf aromaterapi yağlarının terapötik etkileri ve faydalarını bulacaksınız:



Bergamot Ağrı kesici, antiseptik, antidepresan, canlandırıcı ve tazeleyici. Hamilelikte sıklıkla karşılaşılan sistit sorununda yardımcı.

Roma Papatyası Antiseptik, ağrı kesici , iltihap giderici and spazm çözücü, Kas ağrısı, baş ağrısı, diş ağrısında yardımcı. Hazımsızlığa iyi.

Servi (5.aydan sonra) Antiseptik, spazm çözücü, ödem giderici and diüretik. Hemoroid, varis ve dolaşım sorunlarında faydalı.


Eucalyptus Antiseptik, antibiotik, Ağrı kesici, iltihap giderici, antiviral. Üst solunum yolları temizleyici .


Frankincense Antiseptik, ödem giderici , sinir yatıştırıcı, ısıtıcı.

Itır (3 . aydan sonra) Antiseptik, antidepresan, ödem giderici, canlandırıcı ve tazeleyici. Bacak ağrılarını hafifletir, dolaşım sorunlarında faydalı.


Greyfurt Dolaşım sorunlarında faydalı, canlandırıcı ve tazeleyici, ödem giderici, sindirime yardımcı, lenf dolaşımını uyarıcı. Su atıcı.

Lavanta Antiseptik, antibiotik, ağrı kesici, antidepresan, genel iyileştirici, rahatlatıcı. Hamilelikte ağrı, sancı giderilmesinde yardımcı. Su atmaya yardımcı. Hücre yenilenmesini tetikler, çatlak ağlarında kullanılır.


Limon Antiseptik, antibakteriyel, antifungal, Dolaşım sorunlarında faydalı, uyarıcı, tonik. Varis oluşumunu engelleyici. Sabah bulantılarında rahatlatıcı.

Mandalina Antiseptik, tazeleyici, tonik, rahatlatıcı. Ödem tutmasında etkili.


Neroli Antiseptik,kuvvetli antidepresan, uyku problemleri ve sinirsel dengesizliklerde çok iyi. Spazm çözücü, iltihap giderici. Çatlak yağlarına öerilen iyi bir cilt dostu.

Paçuli Antiseptik, antidepresan, iltihap giderici. , sinirsel sakinleştirici


Petitgrain ( Acı Portakal) Antiseptik, antidepresan, sinirsel sakinleştirici, tazeleyici. sedative, doğum öncesi- sonrası depresyonunda çok etkili.

Gül Ağacı Antiseptik, sinirsel sakinleştirici


Sandalwood Antiseptik, iltihap giderici. antidepresan, , sinirsel sakinleştirici. Sistit tedavisinde etkili. Akne problemlerinde etkili. Sebum dengesini sağlayarak yağlanmayı engeller.

Tea Tree ( Çay Ağacı) Antibiyotik, antiseptik, antifungal, antiviral,dezenfektan. Vajinal mantar ve akıntı tedavisinde etkili. Cilt temizliğinde bakteri öldürücü.

Ylang Ylang Antiseptik, antidepresan, afrodizyak, sinirsel sakinleştirici , tansiyon düşürücü.

Bu yağların fonksiyonlarını size belirttiğim çözelti oranları ölçüsünce masaj yağlarında, banyoda ve buhar banyolarınızda kullanabilirsiniz. Size hamilelik ve doğumda kullanmanız için bir kaç reçete veriyorum, bu karışımları kendinizin hazırlaması size ayrı bir mutluluk verecektir. Hepimizin kendi iyiliğimizden ve sağlığımızdan sorumlu olduğu bilincinin yerleşmesi, özellikle bu dönemde siz anne adaylarının daha da fark etmesi gereken önemli bir nokta olduğunu düşünüyorum. Bu yağları kullanırken her zaman bildiğiniz alerjilerinizi göz önüne almanızda fayda vardır.

Hamilelik Çatlak Yağı

Baz Yağ ( 100 ml. İçin Formüldür)
30 ml. Kayısı Çekirdeği Yağı
30 ml. Avokado Yağı
20 ml. Kalendula ( aynı safa) Yağı
20 Ml. Kuşburnu Çekirdeği Yağı 5 damla Lavanta

5 Damla Petitgrain ( Acı portakal)
3 Damla Neroli3 Damla Sandal ağacı
Koyu kahverengi bir şişeye önce baz yağınızı koyun, daha sonra aromaterapi yağlarınızı ekleyin, iyice salladıktan sonra, kapağını sıkıca kapatarak kullanıma hazırdır. Göğüs, bel, kalça, üst bacak ve göbek bölgenize 4. aydan itibaren günde 1 kez ilerleyen aylarda 2 defa olmak üzere kullanmanızı öneririm.

Not: Yağınızı normal oda sıcaklığında güneş ışığı görmeyen birde sakladığınız taktirde, 1 seneye kadar kullanabilirsiniz.

Perine Yağı
Normal doğum yapmak isteyen müşterilerime hazırladığım bu perine yağı özellikle doğal doğum yapmak isteyenlerde, kesisiz bir şekilde perine açılmasını sağlayarak anneye yardımcı oluyor. Böylece dikişsiz bir doğum şansını arttırıyor. Sabah –akşam perine bölgesine uygulayınız.(Hamileliğin 6. ayından sonra)

Baz Yağ Karışımı: 50 ml.

20 Ml. Avokado yağı
20 ml. Kalendula yağı
10 ml. Üzüm çekirdeği yağı 8 damla Lavanta 2 damla Nane


Doğum Masaj Yağı

Bu yağı özellikle doğum sırasında alt bel bölgenizi rahatlatmak amacıyla kullanabilirsiniz. Rahim kasılmalarını destekleyen yasemin hem kokusu hem de kimyasal özellikleriyle size yardımcı olacak, eşinizin, hemşirenin ya da doğum koçunuzun uygulayacağı bu masajlar ağrılarınızı hafifleterek gevşemenizi ve daha rahat açılmanızı sağlayacaktır.

Baz Yağ Karışımı: (100 ml.)
30 ml. Kayısı çekirdeği yağı
30 Ml. Ayçiçek yağı
30 Ml. Zeytinyağı
10 ml. Avokado yağı 8 damla Lavanta 6 damla Yasemin 4 damla Misk adaçayı

Oda Kokulandırma
Bu metod aromaterapiden hamileliğiniz boyunca faydalanabileceğiniz en emin metoddur. Direkt olarak cildinize uygulamayıp, çok düşük dozlarda sadece kokusunu soluduğunuz için indirek bu metodu sıklıkla, rahatlıkla hamilelik boyunca, doğum odanızda ve sonrasında bebeğinizle beraber kullanabilirsiniz. Yine de oluşabilecek alerjik reaksiyonlara karşı dikkatli olunuz.

Oda Kokulandırmada Kullanılan Metodlar:

Aroma kapları – Su dolu üst haznenin üstüne, günün saatine ( gece saatlerinde daha sakinleştirici özellikli yağların, nezle gibi viral rahatsızlıklarda yukarıda belirttiğim listeden anti viral ve dezenfektan özellikli yağların kullanılarak yapılacak bir karışımın konması, sabah daha uyandırıcı yağlar gibi) ve ruh halinize bağlı olarak seçeceğiniz 20 damla saf aromaterapi yağınızı damlatarak, altta yanan mumun verdiği ısı ile yağın genleşerek odayı kokulandırması bu metodun temelidir.
Doğum odasında tütsü gibi duman veren nefesinizi tıkayan ürünlerdense aroma kapları çok sağlıklıdır.
Doğum Odası Karışımı:
15 ml Saf Yağ Karışımı: ( Her 30 damla 1 ml’e denk gelmektedir)
5 ml. Petitgrain 3 ml. Bergamot 3 ml. Yasemin 2 ml. Limon 2 ml. Misk adaçayı


Nebulizatör

İnce cam üfleme vazoların altına yerleştirilen bir elektrik sistemi ile vazoya damlatılan saf aromaterapi yağı genleşerek odayı kokulandırır.

Tüm bu metodlarla hamileliğinizi rahat bir şekilde geçirebilir, doğumunuzda kullanmak için hazırlayacağınız yağlarınız ve oda aromalarınızla çok kolay ve her zaman güzel ve kutsal hatırlayacağınız bir doğum geçirmeniz mümkündür. Ben tanrının bizlere verdiği bu mucizenin gerçekleşmesine tanık olan her anne adayına sonsuz şükran ve sevgilerimi gönderiyor, güzel ve kolay doğumlar diliyorum.

Hamile kalmakta zorlanan, zor hamilelikler yaşayan veya hamileliğinde aromaterapiyle rahatlamak isteyen tüm anne adaylarına, annelere Aromaterapi Seanslarımızı Öneriyorum.Seansları bizzat kendim veriyorum. Size burada verilen karisimlardan ya da hamileliğinizde kullanmanız icin gereken tüm ürünlerinizi hazırlıyorum.

Sizlere dogal dogum ve diger konularda yardimci olmaktan memnuniyet duyarim.Anne serimizde yer alan doğal bakım ürünlerimizi internet sitemizden inceleyebilirsiniz.


Her yeni günden keyif almanız dileğiyle,

Ayşe Tolga
Aisha Doğal Kozmetikleri
www.aisha.com.tr

Önemli Not: Yazımda belirtilen yağları, son kullanma tarihlerine çok dikkat ederek Aisha Mağazalarından, Awe Cemre'den veya internetten www.materiaaromatica.com ( Organik saf yağlar) alabilirsiniz.


10 Kasım 2009 Salı

Kış Aylarında Sağlıklı Beslenme

Kışa hazır mısınız?

Sonbaharın en büyük özelliği hiç kuşkusuz ki kendine özgü hastalıkları da beraberinde getirmesi. Soğuk algınlığı, grip, bronşit gibi bir çok hastalığın görülme sıklığı bu aylarda artıyor. Dolayısıyla vücudu hastalıklardan korumakla görevli bağışıklık sisteminin aylarca sürecek savaşı da yazın bitmesiyle başlıyor. Havaların serinlemeye başlamasıyla birlikte bağışıklık sisteminizi de güçlendirmeniz büyük önem taşıyor.

Bağışıklık sistemini güçlendirmenin en etkili yolu da yeterli ve dengeli beslenmekten geçiyor. Karbonhidrat, protein, vitamin, mineral ve yağdan oluşan besin gruplarını günlük ihtiyacınız kadar dengeli almak enfeksiyonlardan korunmak için büyük önem taşıyor. Peki kışın ne tür besinleri, ne miktarda tüketmeniz gerekiyor, hangi besinleri sık tüketmek bağışıklık sistemini artırıyor?

Bugün sizlere kış aylarını rahat atlatmanız için bazı beslenme önerileri vereceğim. Sonbahar aylarında genelde sıkça karşılaşılan bir durum olan yorgunluğun nedeni insan metabolizmasında gerçekleşen bazı değişikliklerden kaynaklanabilir. Bahar mevsiminde havadaki elektrik yükü artar. Bu yük havada bulunan pozitif ve negatif yüklü iyonlar aracılığıyla taşınır ve mevsim değişikliklerinde taşınma sırasında bir takım değişiklikler ortaya çıkabilir. Bu durumda beraberinde ruhsal sıkıntılarla birlikte yorgunluğa neden olabilir. Bahar yorgunluğundan korunmak için hayat tarzınıza ufak değişiklikler getirebilirsiniz. Örneğin, Akşam yatmadan önce ve sabah kalkınca odanızı mutlaka havalandırın. Oksijen sizi daha enerjik kılabilir. Akşamları yatmadan önce sizi rahatlatacak bir kitap okuyabilirsiniz. Düzenli uyku saatleri belirlemeli ve bu saatlere göre sadık kalmalısınız. Yeterli uyku gün boyunca enerjik kalmanıza yardım edecektir. Günde 7- 8 saat uyumaya çalışmalısınız. Haftada en az 3 gün yapacağınız tempolu yürüyüşler ve aktif yaşam tarzını benimsemekte yine yorgunluğa karşı sizi koruyacaktır. Bu yürüyüşleri açık havada yapmanızı tavsiye edebiliriz. Bazı gevşeme egzersizlerini öğrenmekte yine rahatlatıcı etki gösterecektir. Sabahları ılık bir duş almak sizi dinçleştirebilir. Bahar yorgunluğundan korunmak için beslenmenize de dikkat etmelisiniz. Günde 2,5- 3 litre su tüketmelisiniz. Bahar yorgunluğundan korunmak için bağışıklık sisteminizi güçlendirecek besinlere beslenmenizde özellikle yer vermelisiniz. Bağışıklık sisteminizi güçlendirebilecek besinlerin başında probiyotik yoğurtları sayabiliriz.

Probiyotikler:
Son gunlerde aşırı ticari bir isme dönüşsede Probiotikler bağırsaklarda yer alan acidophilus adlı yararlı bakterileri içerir.Doğduğumuz andan itibaren probiotikler bağışıklık isistemimizi ayakta tutarlar. Bağışıklık sisteminin uyarılması, barsakların enfeksiyonlara karşı korunması, immünoglobilinlerin (savunma sisteminde görevli) yapımının artırılmasına, bağışıklık sistemini yıkıcı hastalıkların önlenmesinde etkilidir. Kış aylarında virüslerle savaşmak için probiyotik içeren besinlerin (yoğurt v.b.) düzenli tüketilmesi vücut açısından yararlıdır.

Doğal C Vitamini Depoları:
Önemli antioksidanlardan bir diğeri de C vitaminidir. C vitamini virüs engelleyicidir, vücuttan zararlı maddelerin atılmasını sağlar, vücudu bakteri toksinlerinden korur, savunma sistemini güçlendirir.Ben günde 1000mg. C vitamini mutlaka alıyorum. Ancak doğal yollardan da C vitamini takviyesi yapmak mümkün. Anti aging ( yaşlanma etkilerini geciktiren) özelliklerinden ötürü tüm anti aging doktorlarının da günde en az 500 mg. C vitamini verdiğini de hatırlatayım. Yeşil biber, maydanoz, tere, roka, karnabahar, ıspanak, portakal, limon, mandalina, kiwi, yaban mersini, kuşburnu gibi besinler bol miktarda C vitamini içerir. Yaban mersinini aisha'da ve güvendiğiniz aktarlardan alabilirsiniz. Son yıllarda doğal bitkiler dükkanlarında sık sık görülen bir meyve var. Goji Berry deniyor. Çin'de yetişen kuşburnu ya da yaban mersinine benzeyen bu yemiş dünyadaki en yüksek C vitamini içeren meyve ünvanını elinde koruyor. Gojiberries'i internet üzerinden satış yapan www.naturesfirstlaw.com sitesinden satın alabilirsiniz.

E Vitamininin Önemi
Fındık, ceviz, badem gibi yağlı tohumlar, sıvı yağlar, kurubaklagiller, tahin gibi besinlerde bulunan diğer bir antioksidan da E Vitaminidir. E vitamini deYaşlanma etkilerini geciktiren güçlü bir antioksidandır ve bağışıklık sisteminde görevlidir. Cildin elastikiyetini arttırır. Yemeklere sıvı yağ koymak, haftada 2 kez kuru baklagil tüketmek, haftada 2-3 kez 6-7 fındık, 2-3 ceviz tüketimi ile E vitamininin yeteri kadar tüketimi sağlanabilir.

Mevsim Yorgunluğuna Karşı Bir Kaç İpucu
Sebze ve meyve tüketiminizi artırın. Sebze ve meyveler C vitamini açısından zengin besinlerdir. Mandalina, kivi, kuşburnu, karpuz, ve portakal gibi meyvelerle, ıspanak, pazı, sivribiber, brokoli, Brüksel lahanası gibi yeşil yapraklı sebzelerin tüketimini artırın. Geceleri yağlı ve çok miktarda yemek yememeye özen gösterin. Kafeinli içecekleri azaltın. Kahve, çay, soğuk içecekler, kakao ve benzerleri gibi kafeinli içecekler yerine bitkisel çayları rahatlatıcı etkilerinden de yararlanmak için tercih edebilirsiniz. Sigara tüketiyorsanız C vitamini alımınızı içmeyen birine göre 2 kat daha fazla olacak şekilde ayarlamalısınız. Alkol rahatlatır düşüncesiyle alkol tüketmeyin. Alkol tüketiminizi mümkün olduğunca sınırlandırın. Beyin performansı için en önemli öğün olan kahvaltıyı kesinlikle atlamayın. Az az, sık sık yemek yemeği tercih etmeliyiz. Beyaz rafine edilmiş besinler yerine tam buğday, çavdar, kepek gibi rafine edilmemiş tahılları tercih edebilirsiniz. Antioksidan vitamin ve mineraller, vücuttan metabolizma sonucu oluşan zararlı maddelerin atılmasına yardımcı olur. Antioksidan vitaminler A, C, E vitaminleri, antioksidan mineraller ise selenyum ve çinkodur. Ilık su ile alacağınız banyolar faydalıdır. Bunun dışında menümüzde yer alan enerji verici masajlarımızdan akupresür, core integration, refleksoloji ve aromaterapi masajları da bağışıklık sisteminizi kuvvetlendirecek, vücut direncinizi arttıracaktır.

Her yeni günden zevk almanız dileğiyle...
aisha'nın gizli bahçesinden taze taze...